KABİR HAYATI VE AHİRET

Âhiret hayatına ve kıyamet gününe iman etmek farzdır. Kabir, âhirete yolculukta ilk duraktır. Âhiret Günü de Kıyamet Günü de Hesap Günü de diriliş ile yani ölülerin kabirden çıkmalarıyla başlar. Ahiret sonsuzdur. Fakat kıyametin süresi 50 bin yıl olup bütün Cennet ehlinin Cennet’e Cehennem ehlinin de Cehennem’e girmesiyle son bulur.  Sâlih Müslümanlar bu süreyi, iki namaz vakti arası gibi hissedecekler. Allâh’u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de el-Meâric Sûresi’nin 4. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor:

ٖ۞فٖ۪ى‭ ‬يَوْمٍ‭ ‬كَانَ‭ ‬مِقْدَارُهُ‭ ‬خَمْس۪ينَ‭ ‬اَلْفَ‭ ‬سَنَةٍ۞ٖٖٖ

Manası: ”O gün (Kıyamet Günü) öyle bir gündür ki süresi 50 bin yıldır. ”

Allâh Celle Celâluhû el-Hacc Sûresi’nin 7. Âyet-i Kerîmesi’nde şöyle buyuruyor:

۞‭ ‬وَاَنَّ‭ ‬السَّاعَةَ‭ ‬اٰتِيَةٌ‭ ‬لَا‭ ‬رَيْبَ‭ ‬فٖ۪يهَا‭ ‬وَاَنَّ‭ ‬اللهَ‭ ‬يَبْعَثُ‭ ‬مَنْ‭ ‬فِى‭ ‬الْقُبُورِ‭ ‬۞

Manası: ”Ve muhakkak ki Kıyâmet gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur ve Allâh bütün ölüleri diriltecektir.”

Kabirde meleklerin ölüye soru sorması ve ona kabir nimetlerini veya kabir azabını tattırmaları haktır.

Bu meleklerin görünüşleri çok korkutucudur. Ancak kâmil mü’min onları görünce kesinlikle korkmayacak ve çekinmeyecektir. Çünkü Allâh’u Teâlâ kâmil mü’minlerin kalplerini güçlendirecektir.

Bu mevzu hakkında Rasûl-ü Ekrem ﷺ mealen şöyle buyurmuştur:

”Muhakkak ki ölü, kabrine konulduğu zaman ruhu cesedine döner. Sonra kendisine, renkleri siyah mavi olan iki melek (Münker ve Nekîr) gelir. O ölüyü kabrinde oturturlar ve ona şöyle sorarlar: ‘Rabbin kim? Muhammed ﷺ hakkında ne diyordun?’ (Kamil)mü’min, meleklerin sorusuna şu cevabı verir: ’Allâh’tan başka ilâh yoktur ve Muhammed onun kulu ve rasûlüdür.’ Tabi ki onun bu sözleri, dünyada edinmiş olduğu inancın bereketi ve Allâh’ın verdiği ikram ile olacaktır.
Melekler de ona: ’Senin bu cevabı vereceğini biliyorduk’ derler. Sonra kendisi için kabir yetmişe yetmiş arşın genişletilir, nurlandırılır ve güzel kokularla doldurulur. Cennet’in kokusunu alır, kabri Cennet bahçelerinden bir bahçeye dönüştürülür. Cennet’teki yeri kendisine günde iki defa gösterilir. Melekler kendisine: ’Bu senin dünyada yapmış olduğun iyiliğin ve doğruluğun mükâfatıdır’ diye hitap ederler.

Bunlardan sonra melekler ona dirilişe kadar huzur ve rahatlık içinde uyumasını söylerler.

Melekler, kâfir olan kişiye de aynı soruyu sorar ve derler ki: ‘Rabbin kim? Muhammed ﷺ hakkında ne diyordun?’ Kâfir ise, ’Bilmiyorum’ der. Melekler de: ’Bunu söyleyeceğini biliyorduk’ derler ve yer, kaburgaları birbirine geçinceye kadar o kâfirin üzerine daralır. Sonra ensesine demirden bir balyozla vurulur. O kişi, öyle bir çığlık atar ki, onun feryâdını insanlar ve cinler hariç, orada bulunan diğer varlıklar işitir. Eğer o kişinin feryâdını kâfirler işitmiş olsaydı, Allâh korkusundan İslâm’a girerlerdi; günahkâr olan Müslümanlar işitmiş olsaydı, onlar da günahlarından tövbe ederlerdi.

Kâfir olan kişinin kabrinden Cehennem’e bir pencere açılır. Günün başında ve sonunda olmak üzere, günde iki defa Cehennem’deki yeri ona gösterilir. Kabri Cehennem çukurlarından bir çukur olur. Hak etmiş olduğu azapları  (yılan, akrep, kurt ve kabrin karanlığı gibi) orada çekmeye başlar. Sonra ona ’Kâfirin cezası budur’ diye seslenilir.” (İbn-i Hibbân)

Bazı günahkâr Müslümanlar da kabirde azap çekeceklerdir. Ancak azapları, kâfirlerin azaplarından daha azdır.

Kabirde Sual Sorulmayacak Olanlar:

Peygamber

Savaş şehitleri

Buluğ çağına varmadan ölen çocuklar

Mü’minlerden bazılarının cesedi çürüdükten sonra ruhları, yedinci göğün üzerinde ve yedinci gökten ayrı olan İlliyyin adlı yerde nimetlenecek ve tekrar dirildiklerinde ruhları bedenlerine dönecek, sonra da Cennet’e gireceklerdir. Bunlar bazı velî kullardır. 

Büyük günah işleyen ve tövbe etmeden vefat eden Müslümanlar’dan bazılarının cesedi ise çürüyüp yok olduktan sonra ruhları birinci gök ile yer arasında olacaktır.

Peygamberlerin, Savaş şehitlerinin ve ilmiyle amel eden bazı velîlerin cesetleri çürümez.

Kâfirlerin ruhları ise, cesetleri çürüdükten sonra yerin yedi kat altında ”Siccîn” denilen yere iner ve orada azap içerisinde kalırlar.

Allâh-u Teâlâ bizleri kabir azabından muhafaza eylesin. Müslüman olarak yaşamayı ve günahlardan tövbe edip sâlih bir Müslüman olarak vefât etmeyi nasip eylesin. Âmîn…